Barış Akarsu için

 

 

Dayan Barış Akarsu

 

Günlerce uyuduktan sonra gözlerimi açtım. Beynimdeki ödem dağılmıştı. Boğazımda solunum almama yardımcı olan tüp çıkarıldı önce. Kendi kendime soluk alıp alamadığımı gözledi doktorlar. Desteksiz nefes aldığımı görünce sıra, ilk adımlara geldi. İlk lokma, ilk yürüyüş. En zoruysa bir bardak suyu kana kana içmekti. Suyu içebildim,  bu kez sesim çıkmıyordu. Üç haftaya yakın borunun ses tellerime verdiği zarar etkisiyle küçük bir vızıltı şeklinde sesim çıktı.

 

İşte o günlerde evde müzik dinleyip, dinlenerek vakit geçirirken seni keşfettim. Youtube’da kayıtlı tüm şarkılarını dinledim. Ve Yalancı Yarim’e düştü yolum. Dizi izlemeye hiç de meraklı olmayan ben, Yalancı Yarim’in tüm bölümlerini inatla üç gün içinde izledim.

 

Ve sonunda, ‘bu yetenekli, güzel mi güzel sanatçı kim?’ diye google’a başvurunca, sana duyduğum yakınlığın sebebini de öğrenmiş oldum. Kdz. Ereğli doğumlu bir deniz çocuğu olarak anladım ki ‘toprak çekmiş’. Sen de oralardanmışsın. Başarı öykünü okudum. Kardeşlerimden de gençsin. Bu kadar genç yaşta, ‘bozulmadan’ katettiğin mesafeyi bir kenara not ettim. Ve kendi kendime söz verdim, Türkiye’ye ilk gittiğimde bulacağım, tanışacağım, tanıtacağım diye. Zaten tanıyorlardı seni, gençler. Ben seni ‘temiz bir başarı öyküsü’ olarak tanımayanlara anlatacaktım.

 

Sonra... Bir Cuma geceyarısına yakın, sıradan bir haftanın yükünün keyifli bir akşam sohbetiyle indirildiği birkaç saatin ardından eve geldim. Yatmadan önce, son haberlere bakmak üzere bilgisayarımı açtım. Gazetelerin internet siteleri bitince, sıra magazin ve fal sitelerine geldi. Ne kadar siyaset ve diplomasiyle ilgilensin, ister politikacı, ister gazeteci olsun her kadın, magazin ve fal gibi konuları merakla izler. Neden bilmiyorum? Belki thirty-something olunca kaçınılmaz oluyor! İşte o sitelerden ucankus.com’da senin geçirdiğin korkunç kazayı okudum. Doktorunun ertesi gün yaptığı açıklamalardan da, benim bir buçuk ay önce verdiğim  ölüm-kalım savaşını şimdi senin verdiğini üzüntüyle okudum. Tüm dualarım ve iyi dileklerim seninle...

 

İyileşeceksin. Şimdi komada, gerçekle hayal dünyası arasında bir yerdesin. Çevrendeki tüm konuşmaları duyuyorsun. Ama herşey flu şu anda. Umarım hastanede bekleşen tüm sevdiklerin sırayla yanına girip, seninle konuşuyorlardır. Müzik dinletsinler. Umut anlatsınlar. Kalbin ilacı gerçek sevgiyse, ödemli bir beynin tek ilacı ise umut sözcükleri. Ben öyle yaşama döndüm. Dayan kardeşim Barış. Bak dışarıda umut dolu bir yaşam bekliyor.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !